Tadımlık |
Köpeğin Bir Günü
9786253844264
Açıklama
Köpeğin Bir Günü
Ellili yaşlarındaki Henk Van Doorn, temmuz ayında bir cumartesi sabahı her zamanki gibi kalkıyor, kahvaltı ediyor, köpeği Haydut’u yürüyüşe çıkarıyor ve çok geçmeden üzülerek fark ediyor ki Haydut hasta, veteriner durumunun ciddi olduğunu söylüyor. Henk yoğun bakım ünitesinde hastabakıcı olarak çalışıyor, dolayısıyla ölümden çok da uzak bir yaşamı yok fakat çok sevdiği yoldaşının hastalığıyla birlikte zihnini arada sırada meşgul eden sorgulamalar artık ayyuka çıkıyor. Fakat bugünün diğer günlerden bir farkı var: Henk, gün boyu başına geleceklerin onu hayatı ıskalamadan, doyasıya yaşamaya iteceğini henüz bilmiyor…
Köpeğin Bir Günü ”hikâye kisvesine bürünmüş gölgelerden” ibaret olduğumuz hayatlarımızda yaşlanmanın yolun sonu anlamına gelmediğinin altını çizen, yaşama arzusuna sarılmanın, sıradanın içindeki güzelliğin farkına varmanın önemini ve insan yaşamının değerini incelikli ve nüktedan bir dille aktaran eşsiz bir roman.
Sander Kollaard
1961’de Amstelveen’de doğdu. Amsterdam’da tarih okudu. İlk yazısı Tirade dergisinde yayımlandı.; ardından De Gids, D W B ve Passionate Magazine gibi mecralarda yer aldı. Yazdığı öykü ve romanlarla pek çok edebiyat ödülüne layık görüldü. 2015’te yazdığı Stadium IV (Dördüncü Evre ) adlı romanı eleştirmenlerin büyük beğenisini topladı. 2019’da yayımlanan Köpeğin Bir Günü’yle 2020 Libris Edebiyat Ödülü’nü aldı. 2006’dan beri eşi ve çocuklarıyla İsveç’in kırsalında yaşamaktadır.
Etiket Fiyatı : 280.00 TL
İş Kültür İnternet Sitesi Fiyatı
196.00 TL
Çağdaş Dünya Edebiyatı Kategorisinde En Çok Satan Kitaplar
Kitapçılarımızın Yorumları
Sıradan bir adamın sıra dışı öyküsü…
Bu öykü acele ettirmeden, sindirerek ve yaşamınızın geri kalan kısmına dönüp bakmanızı sağlayacak kadar sizi içine alacak bir güce sahip. Ancak sizleri erkenden uyarmalıyım; kitap büyük entrikalar ya da adını hiç duymadığınız sırların gizemini barındırmıyor. Kitap, 56 yaşında bir hastabakıcı olan Henk’in sıradan köpeğiyle geçirdiği bir cumartesi gününü anlatıyor. Ama işte bizi yerden yere vuran kısım da tam olarak burası. Sıradanlığın içerisinde fark etmediğimiz, hayatın keşmekeşinde kaçırdığımız, kaçarken de unuttuğumuz o küçük, sakin ve huzurlu anları bize hatırlatan yazar; bir insanın evinde uyandıktan sonra, kahvaltı yaparken, otobüsten indiğinde veyahut çocukluğuna dair sokaklardan geçerken neler hissedebileceğini öyle incelikle ve sıcak bir dille yazmış ki… Günlük hayatın, iş temposunun yoran anlarında sizin için yazılmış bir dinlenme noktası gibi okuyorsunuz. Pek çoğumuz gibi bir güne uyanıp, hasta köpeğini gezmeye çıkaran adamın hikâyesinde keşfedeceğimiz şey aslında kendimiz ve kendimize ait ruhumuzun kaybolmuş haritaları. İnsana, hayata ve yaşamak inadına dair bir şeyler okumak istiyorsanız bu kitap raflarda sessizce sizleri bekliyor. Henk’e sorsanız o da sizi sessizce beklerdi. Dertleşmek için muazzam bir dost.
















