Tadımlık |
Beyaza Beyaz
9786253841096
Açıklama
Beyaza Beyaz
Sanat tarihi öğrencisi olan isimsiz anlatıcı gotik nüleri ve ortaçağ sanatının hayal gücünü oluşturan unsurları araştırmak üzere bir Avrupa şehrine taşınır. Bir süre için kiraladığı iki katlı daire akademisyen Pascal ve ressam eşi Agnes’e aittir; evi tutarken kendisinden tek istenen şehre uğradığında üst kattaki stüdyoda kalacağı söylenen Agnes’in ziyaretlerine izin vermesidir.
Etkileyici ve gizemli bir kişiliği olan Agnes ile anlatıcının ayaküstü karşılaşmalarla, sanat üzerine kısa sohbetlerle başlayan ilişkisi giderek derinleşir. Agnes, buluşmalarında artık gençliğine, ailesine, evliliğine dair anılarını paylaşmaktadır ve anlaşılan o ki dışarıdan imrenerek bakılan sakin hayatlarda pusuda bekleyen fırtınalar; mutlulukla kırgınlık, dâhilikle delilik, hoşnutlukla karmaşa arasında ipince bir çizgi vardır.
Ayşegül Savaş, sade ve incelikli bir üslupla ördüğü, büyüleyici bir atmosfere sahip bu romanında sanatta ve hayatta göz önüne serilenler ile gizlenenler arasındaki ayrımı ustalıkla ele alıyor .
“Beyaza Beyaz, iddialı bir palet.”–The New York Times
“Harikulade, altından hızla akan çalkantılı suları maskeleyen opak bir buz tabakası kadar zarif.” –Lauren Groff
“Ortaçağda derinin kendisi, gizli içsel hayatı örtmek için gerilmiş bir battaniye olarak görülüyordu, diye yazıyor Ayşegül Savaş. Beyaza Beyaz da benim için okudukça tabaka tabaka açılan bir deriyi soymak gibiydi; hassas, gizemli ve derinlikli bir kitap.” –Marina Abramović
“Son derece zarif, zeki ve özgün bir yazardan muhteşem bir roman.” –Sigrid Nunez
Etiket Fiyatı : 280.00 TL
İş Kültür İnternet Sitesi Fiyatı
196.00 TL
Çağdaş Dünya Edebiyatı Kategorisinde En Çok Satan Kitaplar
Ayşegül Savaş Kitapları
Kitapçılarımızın Yorumları
Başkalarının portrelerini çizerken kendi portresini unutan bir kadın...
Agnes, hayatın sadeliği içinde sürüklenirken, yeni taşındığı evde tanıştığı kişiyle kurduğu sohbetler sayesinde uzun zamandır içinde susturduğu düşünceleri ve duyguları gün yüzüne çıkarmaya başlar. Sanatına yeniden yaklaşırken evliliğini, eski dostluklarını ve çocuklarıyla ilişkilerini sorgulayan Agnes, kendine ne kadar yabancılaştığını fark eder.
Roman büyük kırılmalardan çok, sessiz değişimlerin ve insanın kendi içinde büyüyen soruların peşinden gidiyor. Agnes kendi hayatına yeniden bakmayı öğrenirken, biz de onun hikayesine eşlik ediyor; kendimizden izler buluyor, belki de uzun zamandır kendimize sormayı unuttuğumuz sorularla yüzleşiyoruz.
Peki insan, bir ilişkinin içinde kendini kaybetmeden var olabilir mi? Yoksa bir başkasında kendini aramadan önce kendi içinde kim olduğunu bulmayı mı öğrenmelidir?

















